Türkiyemizin Çöp Problemine Mike Amcadan Çözüm.

Yıllar önceydi. İstanbul’dan güzel memleketim ve videodaki Mike Amcanın da gösterdiği yer olan Fethiye’ye gidiyordum. Trenle önce Denizli’ye oradan da otobüsle Fethiye’ye doğru heyecanla harekete geçtim. Derken otobüste yanıma bir yabancı adam oturdu. O yıl üniversitenin hazırlık sınıfını yeni bitirmiş ve ingilizceyi eh işte diyebileceğimiz belli bir seviyede öğrenmiş, konuşacak yabancı arama telaşındaydım.

Derken bütün cesaretimi topladım ve yanımda oturan (Mike Amca değildi büyük ihtimalle) yabancıya merhaba, nasılsınız, nereden geldiniz kabilinden klişe muhabbet açma soruları sormaya başladım. Otobüsümüz de Denizli’den çıkmış, dağlarda tatlı virajlarda dönmeye başlamıştı. Her neyse bir iki tanışma faslından sonra adamın ilginç bir çıkışıyla irkildim ve kısa bir duraklama yaşadım. Karşımda yabancı ve turist olarak oturan bir adam vardı ve bana ülkemin dağlarındaki, yol kenarlarındaki atılmış çöpleri göstererek hesaba çekercesine “bu çöpler neden burada” diyordu o adam. Kısa bir duraksama ve şaşkınlıktan sonra biraz mahçubiyetle ve ne dediğini bilmez şekilde biraz da saçmalayarak devletin buraları temizlemediği gibi bir iki şey zırvaladım ve bunun üzerine ikinci darbe daha sert geldi. Devletin değil sizin göreviniz dedi adam. Bir anda beyin hücrelerim yanarcasına anlamsız bir boşluğa düştüm ve stres katsayım tavan yapmış, afallamış, şaşırmış ve aptallaşmış bir şekilde düşünmeye başladım. Sahi devletle ne alakası vardı, çöpümüzü bu tertemiz doğaya atmayacaktık, bütün çözüm buydu ve karşımdaki o yabancı adam bunu ima etmeye çalışıyordu. Bir müddet sessizce bütün bunları düşündüm ve kafam olayı net şekilde basmaya başlamış şekilde yavaş yavaş gerçekle yüzleşmeye başladım. Olay gayet netti ve yapılması gereken çok basitti, çöplerimizi atmayacak, bu manasız kirliliğe sebep olmayacak, kirletmişsek te devletten beklemeyerek temizleyecektik. Tıpkı aşağıdaki videoda Mike amcanın dediği yaptığı gibi.

Okumaya devam et Türkiyemizin Çöp Problemine Mike Amcadan Çözüm.

Ülkemiz İçin Kısa ve Net Değişim Önerileri

Eğitim Sistemine Öneriler – 1

Bazı derslerin sınavları olmamalı.

İlköğretimde işlenen müzik, resim, beden eğitimi ve din kültürü, görsel sanatlar gibi derslerde not veya sınav olmamalı, bu derslerde sınavlar acilen iptal edilmelidir. Öğrencinin en küçük not kaygısı taşımadan serbest şekilde öğrenmeye odaklanması  için gerekli interaktif sunumlar, videolar ve etkinliklerle dersler zevkli ve etkileşimli olarak işlenmelidir.

Resim, müzik ve görsel sanatlar gibi derslerde temel hedef herkesin konudan temel seviyede haberdar ve bilgi sahibi olması, ayrıca konuya yeteneği ve/veya ilgisi olanların tespit edilip gelecekte iyi birer sanatçı olmaları için ilgili kurs ve programlara yönlendirilmesi, bu öğrencilerin konu ile ilgili gelişimlerinin takip edilmesidir. Bu manada ders içerikleri tamamen keyif almaya ve ilgi çekmeye yönelik olarak düzenlenmeli, ders mantığından çıkılarak öğrencilerin merak duyguları tahrik edilerek bilgi sahibi olmaları sağlanmalıdır. İlgi ve/veya yeteneği olan öğrenciler özel bir şekilde takip edilmeli, konunun uzmanlarına, gerekli kurslara ve merkezlere yönlendirilerek yeteneklerinin işlenerek birer kabiliyete dönüşmesi sağlanmalı, ileride başarılı bir sanatçı olmaları için her türlü adım atılmalıdır.

Din kültürü derslerinde özel diyaloglar ve gerçek hayattan pozitif/negatif örneklerle dinin insan hayatında maddi ve manevi yönden önemli bir değer olduğunun anlatılması, bilim ve dinin çelişmediği, aksine birbirini tamamladığı, ikisinin dengeli şekilde hayatımıza yerleştirilerek mükemmel insan olabileceğimizin işlenmesi, güncel tefsirlerden okumalar yaptırılarak dinin doğru şekilde algılanması ve öğrencilerin hayat boyunca karşılaştıkları olayları bilimsel ve dini anlamda uyum içerisinde sağlıklı yorumlaya bilmeleri ve bu vesile ile hayatı doğru anlamlandırmaları sağlanmalıdır.

Beden eğitimi dersinde temel amaç, tüm öğrencilerin hayat boyu sağlıklı birer insan olmaları için sporu ve bedensel aktiviteleri öğrenmeleri ve hayatına alışkanlık olarak yerleşmesini sağlamak, varsa bedensel yeteneği olanların keşfedilmesini temin etmektir. Bu gaye için çok özel videolar ve örneklerle ders dikkat çekici hale getirilmeli, uygulamalarla sevdirilerek sporun benimsenmesi sağlanmalıdır. Bedensel yeteneği olanların keşfedilip ilgili uzmanlara, merkezlere yönlendirilerek, gelecekte başarılı sporcuların yetişmesi sağlanmalıdır.

Eğitimci Yazar İBRAHİM SÖKELİ